SAĞLIK

EĞİTİM

HAMİLELİK

ÇOCUKLARDA HAZIR / PAKETLİ GIDA TÜKETİMİ VE ZARARLARI



   Günümüzde, o kadar çok paketli gıda var ki, artık her şeyin dondurulmuşunu, paketlisini bulabiliyoruz. Peki sizce bu paketli gıdalar ne kadar yararlı? Her şeyin hazırını bulduğumuz için, tüketim kolay oluyor. Biz yiyoruz, bebeğim de yesin, çocuğum da yesin, bir kereden bir şey olmaz diyoruz. Hem kendimize, hem de çocuklarımıza verdiğimiz paketli gıda zararları, saymakla bitmiyor.

   Çocuklarımız için, zararlı olan bu hazır ve paketli gıdaları, beraber inceleyelim.

Hamburger


   Hamburgerin yapılışında trans yağ kullanıldığı için, oldukça zararlıdır. Trans yağ, en zararlı yağ türüdür. Obeziteye ve kalp hastalıklarına yol açabiliyor. Özellikle sık tüketimlerde çocuklarda olumsuz etkiler bırakıyor.

Renkli Şekerler


   Şekerlerin içinde, boya yapıcı kimyasallar var. En başta, diş çürümesi, kalp hastalıkları, obezite, diyabet, kanser, kemik erimesi gibi birçok hastalığa davetiye çıkaran şekerleri hayatınıza asla sokmamalısınız. 

Cipsler


   Cipslerin, içinde bulunan yağ ve tuz, oldukça zararlı. İçinde bulunan yağ, kalp hastalıkları başta olmak üzere, birçok hastalığa sebep oluyor. Cipslerin içinde, çin tuzu bulunuyor. Ve bu çin tuzu, paketli gıdaların bir çoğunda mevcut. Paketin içindekiler bölümünde, E621 olarak belirtilir. Çin tuzu, bireylerde, bağımlılık yapmaya neden oluyor. Alzheimer, Parkinson, epilepsi, obezite, şeker hastalığı gibi, pek çok hastalığa, sebep oluyor. Böbrek ve karaciğerlerde hasara yol açıyor.

Salam – Sosis


   Salam ve sosisin içinde, sodyum nitrit bulunur. Ve bu madde, kansere neden oluyor. Salam ve sosis gibi işlenmiş gıdalar çocuğunuzun sağlığı için büyük tehdit! 

Jelibon


   Jelibonlar, büyük baş hayvanların etlerinden sıyrılmış kemiklerin, kaynatılması ile elde ediliyor. İçinde, tam olarak ne olduğu, hala bilinmiyor. İçeriğindeki renklendirici ve boyalar, kansere yol açıyor. Jelibon, vücutta en çok kalan, atılması zor gıdalar arasında yer alıyor.

Hazır tatlılar – Pastalar


   İçinde, glikoz ve fruktoz bulunur. Çocukların beslenmelerinde, bu maddelerin yeri yok. Obeziteden kalp hastalığına kadar, birçok hastalığa, sebep oluyor.


   Bütün hazır ve paketli gıdalara bakıldığında, hepsinin ortak özelliği, doğal olmayışıdır. Dışarıdan, mümkün olduğu kadar, yemek yemeyin. Çocuklarınıza da yedirmeyin. Çocuğunuzun, daha sağlıklı olması için beslenmesine çok dikkat edin. Çocuğunuza ve kendinize, evde kendi yaptığınız ve içinde, ne olduğunu bildiğiniz, yiyecekleri yedirin. Dışarıdan bir poğaça bile almayın. Hazır poğaçalarda alba yağı denilen oldukça kalitesiz ve sağlığı tehdit eden bir yağ kullanılıyor. Kendiniz ve çocuklarınız için maksimum seviyede ev yemeği hazırlayın.


Merve Yüzlü



PEYNİRLİ SEBZE ÇORBASI | EK GIDA



   Ek gıda dönemi, hem bebeğiniz hem de sizin için, önemli bir süreçtir. Bebeğinizin, bu dönemde, sağlıklı beslenmesi çok önemlidir. Her öğünde, ne yapsam diye düşünmek, sizi zorlayabilir. Fakat bu sürecin, bebeğiniz için önemini bilmelisiniz. Çocuğunuza bebeklik döneminde faydalı besinler verirseniz, hayatı için, sağlıklı adımlar atmış olursunuz. Sebze çorbası bebeğinizin birden fazla vitamini aynı anda alabileceği sağlıklı bir seçim olur. Et ve sebzenin çocukların gelişimi için önemi yadsınamaz. Sebze çorbası ile bebeğiniz sağlıkla büyüsün.

   Tarifimize geçmeden önce, yetişkinler ve çocuklar için, faydaları saymakla bitmeyen, kerevizden biraz bahsetmek isterim. Kerevizi, sadece çocuklarınız değil, kendiniz de bol bol tüketmelisiniz.

 Kerevizin faydaları


  • Kerevizi bebeklerinize, 8. aydan itibaren verebilirsiniz.
  • Kerevizin içinde, sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum vardır.
  • Kalsiyum deposu olduğu için, kemik gelişiminde fayda sağlar. İleri yaşlarda, kemik rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır.
  • Kerevizin, iştah açıcı özelliği vardır.
  • Mideyi kuvvetlendirir.
  • Böbrek üstü bezlerini çalıştırır.
  • Kereviz, sarılığı giderir.
  • Böbrekleri çalıştırır.
  • Böbreklerde bulunan, kum ve taşı dökmeye yardımcı olur.
  • Kereviz, A ve C vitamini deposudur.
  • Soğuk algınlığına birebirdir
  • Kereviz, beyin gelişimini destekler.
  • Vücuttaki, sıvı dengesini düzenlemeye yardımcı olur.
  • Bağırsaklarda, gaz birikmesini önler.
  • Kereviz, astım rahatsızlığına iyi gelir.
  • Kansere karşı koruma sağlar. Uzmanlar, kereviz tüketen kanserli hastalarda, kanserli hücrenin yayılmasının engellendiğini belirtiyor.
  • İyi bir antioksidandır.
  • Kalp hastalıklarına karşı korur.
  • Kereviz, iyi bir idrar söktürücüdür. İdrar yolu enfeksiyonlarına iyi gelir.
  • İçerdiği apinol maddesi, kanı temizlemeye yardımcı olur.
  • Yüksek lif içeriği sayesinde, sindirim sistemini düzenler.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Antibakteriyel özelliğe sahiptir.
  • Kansızlığa iyi gelir.

   Not: Bebeğinize, ilk defa vereceğiniz, herhangi bir besini, doktorunuza sormadan vermeyin. Alerjik reaksiyon için, mutlaka üç gün kuralını uygulayın.

PEYNİRLİ SEBZE ÇORBASI

Malzemeler


  • ½ kereviz
  • 1 adet kabak
  • 1 adet havuç
  • 1 adet patates
  • 70 ml anne sütü ya da devam sütü
  • 1 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir

Yapılışı


   Bütün sebzeleri, güzelce yıkayın. Yıkanan sebzeleri, küp küp doğradıktan sonra, küçük bir tencerede haşlayın. Haşlanan sebzeleri, blenderden geçirip, ılımaya bırakın. Ilınmış olan sebzelerin içine, anne sütünü ya da devam sütünü ekleyin. Beyaz peyniri de üzerine rendeleyip karıştırın. Çorbanız servise hazırdır.

   Afiyet olsun.


Merve Yüzlü

ÇOCUK BAKIMINDA SIK YAPILAN HATALAR



   Anne ve babalar, çocukları için her şeyi yapmaya çalışır. Ebeveynlerin, bebekleri için, yaptıkları bazı şeyler, kulaktan dolma ve yıllar boyu doğru olduğuna inanılarak yapılmış, hatalar serisidir. Hiç kuşkusuz, her anne ve baba bebeği için, en iyisini ister. Ama bu iyi şeyleri yapmaya çalışırken, yanlışlar da yapabilirsiniz. Bebeğiniz ile ilgili her şeyi, mutlaka, bebeğinizin doktoruna danışarak yapın. Bebeğiniz ile ilgili, en iyi bilgiyi, size verecek olan kişi doktorudur. 
    Bu yazımızda, sizler için, doğru bildiğiniz yanlışları, doğrusu ile anlatmak istedik. 


  • Bebeğinizin sık sık aranması sonucunda, anne sütünün yetmediğini düşünüp, mamaya başlamak

    Bebeğinizin, sık sık aranması ve ağlaması, aç olduğu ve sütünüzün yetmediği anlamına gelmez. Anne sütü, bebeğiniz için en yararlı besindir. Bebeğinizin 0-6 aylık dönemde, haftalık 150 gram ayda da 600-900 gram arası kilo alıyor ise, sütünüz var ve bebeğinize yetiyor demektir. Ekstra takviye mamaya gerek yok.

  • Bebeğin ateşi düşmüyorsa, antibiyotik kullanmaya başlamak

   Antibiyotik, çocukların vücudunda bulunun yararlı bakterilerin yok olmasına sebep olur. Bebeklik çağındaki çoğu hastalıklar, virüs ve enfeksiyon kaynaklı olur. Bu gibi hastalıklarda da antibiyotiğin yeri yoktur. Doktorunuza danışmadan, kesinlikle bebeğinize, herhangi bir ilaç vermeyin.

  • Uyumadan önce, bebeği doyurmak

   Bebek gece uyanmasın diye, uyumadan önce bebeği beslemek, en sık yapılan hatalardan biri. Bebeği, yatmadan önce doyurmak, bebeğin gereksiz yere kilo almasına neden olur. Ayrıca bebeği doyurduğunuz gibi yatırmak, reflüye sebep olabilir. Doğru olan, bebeğiniz acıktıkça onu beslemektir.

  • Yemek yemesi için, çizgi film seyrettirmek 

   Bebeğim ağzını açmıyor, başka türlü yemek yediremiyorum, diyerek bebeğinize tablet, telefon vermek, kesinlikle yanlış. Bebeğiniz, bu durumu alışkanlık haline getirir ve sürekli ister. 2 yaşından önce bebeklere televizyon ve tablet izletmenin zeka ve dil gelişimini olumsuz yönde etkilediğini de belirtmek isterim. Bunun yerine, bebeğiniz ile sohbet etmeyi ve yemesi için ısrarcı olmamayı deneyin. 

  • Emmeyen bebeği, zamanından önce ek gıdaya geçirmek

   Maalesef, her bebek anne sütü alamıyor. Anne sütü yerine, formül mamalar kullanılıyor. Fakat, anne sütü almıyor diye bebeği, erkenden ek gıdaya başlatmak, doğru değildir. Erkenden ek gıdaya başlayan bebek, sindirim problemleri, alerji, enfeksiyon gibi pek çok sorun yaşayabilir. Ek gıdaya erken geçen bebek, bu gıdalara alıştıkça, anne sütünü daha az emecek ve annenin sütü kesilecektir.


Merve Yüzlü

ÇOCUKLARDA OBEZİTE HAKKINDA HER ŞEY




   Obezite, vücutta yağ miktarının, artmasıdır. Çocukluk döneminde obezite, oldukça önemli bir hastalık. Yetişkinlerde obezlerin 3/1'inde obezite, çocukluk döneminde başlamıştır. Çocukluk döneminde obezite, çok fazla yemek yemeye bağlıdır. Buna da, bazit obezite denir. Obezite, hormonal bozukluklara bağlı olarak görülür. Bazı obeziteler de, tıbbi sorunlara, yani herhangi bir hastalığa bağlı olarak görülebilir.

   Obezitenin, vücutta yol açtığı, bazı problemler vardır. Bunlara bir göz atalım.


1.   İnsülin artışına neden olur. Bu da, çocukluk çağında, erişkin tipi şeker hastalığına yakalanmaya neden olur. Eğer, ailede şeker hastalığı var ise, bu risk daha da yükselir.
2.    Obez çocuklarda, ergenlik normalden erken başlayabilir. Çok fazla kilo, ergenliği geciktirebilir.
3.    Obezite hastalığı olan çocukların bazılarında, hipertansiyon vardır. Kötü kolestrol artışı,iyi kolesterolün de düşmesi gözlenir. 
4.    Yüksek tansiyon, ortopedik bozukluk, solunum bozuklukları, şeker hastalıkları, psikososyal bozukluklar ortaya çıkar.
5.    Obez kız çocuklarında, erken kemik gelişimi nedeni ile erken ya da geç adet görme görülebilir. 
6.   Obezite, kalp rahatsızlıklarına neden olabilir.

    Obez çocuklar için neler yapılabilir?


    Obez çocuklar, mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır. Doktor, aile yaşantısı, beslenme alışkanlıkları ve fiziksel hareketliliği ile ilgili bazı testler yaparak, hastayı muayene eder. Çocuğun, beslenme öyküsü bu aşamada çok önemli. Çünkü bazı çocuklar, çok yemek yememesine rağmen, yedikleri çok karbonhidratlı ve yağlı yiyecekler sebebi ile kilo alırlar. Ailenin, beslenme alışkanlığı, gözden geçirilmelidir. Çocuklara, bazı testler yapılıp, hormonal bir problem olup olmadığı bakılmalıdır.

   Obezite tedavisinin amacı, hayat boyu, kilo kontrolü sağlamaktır. Bunun için, hasta, diyetisyen ve doktor sürekli iş birliğinde olmalıdır. Tedavide, alınan enerjinin azaltılması ve harcanan enerjinin artırılması sağlanmalıdır. Obezite tedavisi için, kulaktan dolma diyetler uygulamak, doğru değildir. Doktor ve diyetisyen yardımı ile diyetler uygulanır. Çocuklara diyet uygulanırken, çocuğun büyümesi ve günlük aktiviteleri göz önüne alınır. Diyet yaparken, egzersiz yapmak, oldukça önemli. Günlük, en az, 30 dakika egzersiz yapılması gerekir.

   Obezite tedavisinde, cerrahi yöntemler uygulanır. Ama çocukluk çağında, herhangi bir cerrahi yöntem uygulanamaz.

   Kilo almak önlenebilir mi?

  • Çocuklar da boş zamanlarının değerlendirmek için aktiviteler yapmalı ve canları sıkıldıkça, yemek yemeleri önlenmelidir.
  • Fast-food tüketilmemelidir.
  • Kızarmış yiyeceklerden, uzak durulmalıdır.
  • Aile de, çocuğuna destek olmak için beslenme alışkanlığını çocuğa göre değiştirmelidir.
  • Tatlılardan ve besin değeri düşük yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
  • Şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır.
  • Bol bol yürüyüş ve spor yapılmalıdır.

Obezite bir hastalıktır. Mutlaka kontrol altında olunmalıdır.

Merve Yüzlü

BEBEKLERİN DİL GELİŞİMİ İÇİN ÖNEMLİ OYUNLAR



    Bütün çocuklar için, oyun zamanları, en özel ve en sevdikleri zamandır. Biz anneler, bebeklerimizin en sevdiği, ilk oyun arkadaşıyız. Bebeğiniz ile yaptığınız her şeyi paylaşın. Mama zamanında, banyo yaptırırken, uyuturken sürekli bebeğinizle konuşun. Bu şekilde, hem dil gelişimini desteklersiniz, hem de bebeğiniz ile aranızdaki bağı, güçlendirmiş olursunuz. 

  Bazı anneler, bebeklerin, emerken yorulduklarını gördüklerinde, bebeklerine büyük delikli biberon alarak onları doyururlar. Bu yanlış bir hareket. Bebeklerin, dil gelişiminde, ilk ve en büyük etken, emme refleksidir. Bebeğinizin, emmesini desteklemeniz, dil gelişimi için sağlam adımlar atmanız anlamına gelir. Bebekler ve çocuklar için, oyun oynamak, eğlenceli olmanın yanında, gelişimi için çok önemli. Oyunlar sayesinde, hayal güçleri gelişir, insanlarla olan iletişimleri güçlenir ve yeni şeyler öğrenebilirler. Uzmanlar, bebeklerde dil gelişimi için, model alırlar ve taklit ederler diye belirtiyor. Bebeğinizin dil gelişimi için, öyle çok pahalı oyuncaklara gerek yoktur. Oyuncakların, nasıl ve ne şekilde kullanıldığı önemli. 

Peki, bebeklerimizin ve çocuklarımızın, dil gelişimi için neler yapabiliriz? 


  • Bebeğiniz, doğduğu andan itibaren, onunla sürekli olarak konuşun.
  • Bebeğiniz ile, ce-eee oyunu oynayın. Bu oyun, işitsel algısını güçlendirecektir. 
  • Şarkı söyleyin ve mimiklerinizi kullanın. Bebeğinizin de şarkıları öğrenmesi için, beraber söylemeye çalışın. O şarkı söylerken, sesini kaydedin. Tekrar tekrar dinletip, kendi sesine daha farklı şekilde dikkat etmesini sağlayın. 
  • Bol bol kitap okuyun. Resimli masal ve hikaye kitapları alıp, bebeğiniz ile beraber masal saatleri yapın. Onun da resimlere bakarak, hayal kurmasını ve anlatmasını isteyin. 
  • Bebeğiniz, 3-4 aylık olduğu dönemde, kendi kendine sesler çıkarmaya başlar. Siz de, bebeğinizin çıkardığı sesleri, yüksek bir ses tonu ile taklit edebilirsiniz. 
  • Dinleme becerisini geliştirmek için, farklı sesler çıkaran nesneler ve oyuncaklar faydalı olur.

Bebeğiniz ile beraber yaptığınız her şey, bebeğinizin dil gelişimini destekler ve çabuk konuşmasını sağlar. Doğduğu andan itibaren bebeğiniz ile sürekli konuşup, ona bir şeyler anlatmanız zekasını geliştirirken erken konuşmasında da önemli bir rol üstlenir. Unutmayın, bebekler ilgi ve sevgi ister.


Merve Yüzlü

DOWN SENDROMU BELİRTİLERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ



Down sendromu nedir?


  Down sendromu, bir kromozom anomalisidir. Yani, bir insan vücudunda bulunan, kromozom sayısı 46 iken, Down Sendromlu bireylerde, üç adet 21. kromozom olması sebebi ile bu sayı, 47 ‘dir. Down Sendromu, tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil genetik bir farklılıktır. Bebeğin Down Sendromlu olup olmadığı gebelik sırasında yapılan testler ve doğum sırasında belli olur.
  Down sendromunun nedeni, henüz belirlenememiştir. Fakat, 35 yaş üstü kadınlarda, down sendromlu bebek doğurma riski daha yüksektir.

Down sendromu çeşitleri


Trizomi 21: En sık görünen down sendromu çeşididir. Trizomi 21, bireyin 21. kromozomu iki değil, üç tane olması ile gerçekleşir.
Translokasyon: Bu sendromda başka bir kromozoma eklenmiş, bir adet 21. kromozom vardır.
Mozaik down sendromu: Çok nadir görünen bir sendromdur. Bazı hücreler, 46 kromozom içerir, bazıları ise, 47 kromozom içerir.


Down sendromu belirtileri


 Down sendromu, genel olarak hamilelikte teşhis edilir. Anne karnındaki bebeğin, ultrasonda yapılan kontrolde,ense kalınlığı, burun yapısı ve ikili, üçlü tarama testleri ile teşhis edilebilir.

Down sendromlu bireylerin;

·         Çekik gözleri vardır.
·         Burunları basıktır.
·         Enseleri kalındır.
·         Küçük el ve ayaklara sahiptirler.
·         Boyları kısadır.
·         Avuç içlerinde tek bir çizgi vardır.
·         Ayak parmaklarında, birinci parmak ile ikinci parmak arasında mesafe vardır.
·         Konuşma ve dil gelişiminde güçlük yaşarlar.
·         Emekleme ve yürümede zorlanırlar.
·         Dikkat sorunları vardır.
·         Uyku problemleri yaşarlar.
·         Kasları zayıftır.
·         Az ya da orta derecede, zihinsel engelleri vardır.
·         Doğuştan gelen, kalp hastalıkları olabilir.

Down Sendromu Tedavi Yöntemleri


Down sendromunun, herhangi bir tedavisi yoktur. Down sendromu, bir hastalık değil farkındalıktır.  Ailelerin, Down sendromlu bebeklerine yapmaları gereken en faydalı şey, onun sosyal ortama ve eğitim hayatına katılmasını sağlamak olur. Bu sayede, üretken ve dolu dolu bir hayat yaşarlar. Ne kadar erken eğitime başlarlarsa, o kadar hayata hazır olurlar.
   Down sendromlu bireyler, doğru bir şekilde eğitim aldığı zaman, lise ve üniversite okuyabilir, çalışma hayatına girebilir ve kendi ayakları üzerinde durabilirler.
Down sendromlu bireyler de sevebilir, kızabilir, aşık olabilir, kalbi kırılabilir ve ergenlik bunalımı yaşabilirler. Down Sendromlu bireyler, cinsel kimlikleri bulunan, bizler gibi müzik dinlemeyi seven ve dans eden insanlardır. Yani bizden hiçbir farkları yok.

Zihinsel engelli olmak, duygusal engelli olmak demek değildir.




BADEMLİ PUDİNG TARİFİ | EK GIDA




    Bebeği olan tüm annelerin ek gıda dönemine geçildiğinde, her gün düşündüğü şeylerden biri de ''Bebeğime bugün ne yedirsem? '' oluyor. İrmiğin, bebeğiniz için faydaları, saymakla bitmiyor. Bu tarif, bebeğiniz için oldukça besleyici, sizin için de kolaylıkla hazırlayabileceğiniz pratik bir tarif. İçindeki besinler besleyici ve lezzet dolu olduğu için bebeğiniz bu tarife bayılacak.

   Muhallebi tarifine geçmeden önce, hurmanın ve bademin faydalarından bahsetmek isterim.

Hurmanın faydaları


   Hurma, içinde A, B, C ve D vitaminleri, mineraller, karbonhidrat ve lif barındıran bir meyvedir. Anne sütü ve hurmayı bir arada alan bebekler, vücutları için gerekli olan aminoasitleri almış olur. Doğal bir tatlıdır. Kalsiyum açısından zengin olduğu için, bebeklerin diş ve kemik sağlığını destekler. Lif açısından zengin olduğu için, bağırsak ve sindirim sisteminde fayda sağlar. Demir açısından zengin olduğu için, kansızlığı önler. Grip olan bebeklerde, boğaz ağrısı ve öksürüğe iyi gelir.

Bademin faydaları

  Badem, bağışıklık sistemini güçlendirir. Kabızlık sorunu olan ve bağırsak problemleri olan bebeklere, verildiği zaman iyi gelir. Bebek ve çocuklara, kavrulmamış çiğ badem verilmesi önerilir. Sinir sisteminin gelişimini, destekler. Bademi, ezerek bebeğinize vermek, besin değerini artırır. Her gün bebeğinize, 5-6 adet verebilirsiniz. Çeşitli kanser türlerine karşı, vücudu korur. Enerji verir. Bebekler için, beyin gelişimini destekler. Solunum yolu enfeksiyonlarında da ek bir yardımcıdır.

    Bu tarifi bebeğinize, 9. aydan sonra, gönül rahatlığı ile verebilirsiniz. Alerjisi olan bebeklere doktora danışmadan vermeyin.

Malzemeler


  • 2 yemek kaşığı irmik
  • Yarım bardak anne sütü ya da formül mama
  • 4 adet hurma
  • Yarım bardak su
  • ½ muz
  • 5-6 adet ince çekilmiş çiğ badem

Hazırlanışı


  Küçük bir tencereye, irmiği ve suyu koyup, muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.  Pişince, muhallebi koyu kıvamlı olacaktır. Diğer tarafta da, hurma ve muzu küçük küçük doğrayın. Bebeğiniz, nasıl yiyorsa o şekilde yapabilirsiniz. Ilımış olan muhallebinin içine, anne sütünü ilave edip tekrar karıştırın. Muhallebinin içine, hurmayı ve muzu da ekleyin. Muhallebinin üzerine, çekilmiş çiğ bademi de koyup bebeğinize verebilirsiniz.

Bebeğinize şimdiden afiyet ve şifa olsun.

EMZİREN ANNE HAMİLE KALABİLİR Mİ?



   Anne ile bebeğin arasındaki, en güçlü bağ, emzirmektir. Emzirmek, hem anne sağlığı, hem de bebek sağlığı için çok faydalı. Bebekler için anne sütü, özellikle ilk 6 ay oldukça önemli. Yeni doğum yapmış, bebeğini yeni kucağına almış her anne ve baba, bebeği ile ilgilenmeyi ve ona zaman ayırmayı ister ve ikinci bir bebek fikri çoğu anne ve babayı korkutur.

   Peki, emzirme dönemi devam ettiği sürece, hamile kalma ihtimali var mı ?

   Bazı anneler de,  “emzirdiğim için hamile kalmam” gibi, bir düşünce var. Halk arasında, sütün koruması diye bilinir. Ama bu düşünce, kısmen yanlıştır. Çünkü emziren anne, belli bir süreye kadar, hamilelik ihtimalini düşürür, ama tamamen korunamaz. Emzirmek, hamilelik ihtimalini düşürse de, bir korunma yöntemi değildir. 

   Annelerin, emzirme döneminde beyinlerindeki prolaktin hormonu, süt salgılamalarını sağlar. Beyin buna bağlı olarak yumurtlama hormonlarını baskılar. Bunun sebebi ise, bebeğin anne sütünden ve ilgisinden kesintisiz bir şekilde yararlanabilmesidir. Bu dönem, doğum yaptıktan sonra ilk 4 ya da 6 kadar sürer. Bebek ek gıdaya geçtiği dönemden sonra, bebeğinize sadece su dahi verseniz, bu hormonun süt salgılama seviyesi düşer ve hamilelik riski yükselir. Hatta bu dönemde, yumurtlama hormonları, daha aktif çalışır.

   Emzirme döneminde, hamile kalmak düşünüldüğü gibi, seyrek rastlanan bir durum değildir. Plansız hamilelikler, bu durumun en büyük örneği. Bu nedenle doğum yapan annenin, vücudunun toparlanması, bebeğine sağlıklı bir şekilde bakması ve psikolojik olarak kendini tekrar hamileliğe hazır hissetmesi için korunarak cinsel ilişkiye girmesi gerekir. Uzmanlar, ikinci bir hamilelik için, en az, 11 ay kadar beklenilmesi gerektiğini söylüyor. Emzirirken, hamile kalmanız durumunda, bebeğinizi sütten kesip kesmeyeceğinizi, doktorunuza danışmalısınız. 

    Özet ile hamile kalma ihtimalinizin gerçekleştiği durumları sıralayalım.

·         Annenin, lohusalık kanaması dışında, regl kanaması başlamışsa,
·         Bebeğiniz, ek gıdaya geçtiyse,
·         Bebeğiniz, 4 ya da 6 aylık dönemi geçti ise, hamile kalma ihtimaliniz çok yüksektir.

   Fakat;

·         Annenin, adet kanamaları başlamamışsa,
·         Bebek, sadece anne sütü alıyorsa,
·         Bebek, 6 ayı geçmemişse, gebelikten korunmanız oldukça yüksektir.


Yine de tedbiri elden bırakmamakta fayda var. :)


Merve Yüzlü


BEBEKLERDE GAZ PROBLEMİ




  Yeni doğan bebeğinizin, 3 haftayı doldurduktan sonra, gaz problemleri ortaya çıkar. Anne sütü alan bebekler için, anne yediği ve içtiği her şeye dikkat etmeli.Çünkü, anne ne yediyse, bebeğine sütü yolu ile geçer. Bebeğinde şiddetli bir gaz problemi olan anne, kendine gaz yapan yiyeceklerin listesini hazırlayıp, bebeğinin kolik sancıları bitene kadar, bu besinleri yememeli. 
 Bebeğinizi, biberon ile besliyorsanız, ve bebeğinizin gaz sancısı varsa, bunun en önemli nedenlerinden biri, yanlış biberon seçimidir. Sebebi ise; kullanılan biberonun, emzik kısmının küçük ya da büyük gelmesidir. Bu durumda bebeğiniz hava yutar ve midesinde gaz birikir.
 Anne sütü ya da mama ile beslenmesi, bebeğin gaz sorununda etken değildir.  Her ikisi ile beslenen bebeklerde de gaz görülebilir.  Bebeğiniz 4-6 aylık olunca, gaz problemi, kendiliğinden ortadan kalkar.

Merve Yüzlü

  Bazı bebeklerde, gaz ne yapılırsa yapılsın, hiç bir şekilde geçmiyor. Ama, yine de biz annelerin, bebeğimizin gaz problemi için yapabileceği, bazı şeyler var. 



  • Eğer, bebeğinizi emziriyorsanız, size gaz yapan yiyeceklerden uzak durmalısınız. Uzak durmanız gereken, bazı yiyecekler; kafein içeren içecekler, sigara ( Emzirme süresince gaz problemi olmasa da asla kullanılmamalı. ) , lahana, karnabahar, brokoli, kuru fasulye, soğan, limon, çikolata. Bu yiyecekler, bebeklerde hem gaz yapar, hem de, bebekte uykusuzluğa neden olabilir. 
  • Bebeğiniz, mama ile besleniyor ise, inek sütü içeren mamalar, gaz yapabilir. Bu durumu, doktorunuz ile görüşüp, mama değişikliği yapabilirsiniz. 
  • Eğer bebeğiniz, biberon ile besleniyorsa, biberonun emzik kısmına dikkat etmeniz gerekir. Biberonun, emziğinin büyük ya da küçük olması, hava yutmasına neden olur.
  • Bebeğinizi besledikten sonra mutlaka gazını çıkarın.
  • Bebeğin, ayaklarının sıcak tutulması diğer bir alternatiftir. 
  • Gaz sancıları, genel olarak, akşam saatlerinde başlar. Gaz sancısı başlamadan önce, ılık bir banyo, bebeğe her zaman iyi gelir.

  Gaz sancılarına karşı, çeşitli ilaçlar var. Bu ilaçları, doktorunuza danışmadan, bebeğinize vermeyin. Eğer, bebeğinizi emziriyorsanız, bol su tüketmeniz gerekir. Bilimsel araştırmalar, emziren annelerin bol su içtiği zaman bebeklerinde daha az gaz problemi yaşadığını söylüyor. 

 Kimyon, gaz sancısına iyi gelen, bitkisel bir yöntemdir. Ama, kimyonu sadece emziren anneler doğrudan kullanabilir.  İçinde, kimyon olan gaz damlaları var. Doktorunuza danışarak, bebeğinize verebilirsiniz. 


  En önemlisi, sabırlı olmak. Bu dönemin, geçici olduğunu unutup, hem bebeğinizi hem de kendinizi yıpratmayın.

1 AYLIK BEBEK | AY AY BEBEK GELİŞİMİ


 Uzun süren hamilelik evresinden sonra bebeğiniz dünyaya geliyor. Bebeğinize sonunda kavuştunuz. Bebek gelişimi hakkında kafanızda birçok soru işareti var. Bu seride ay ay bebek gelişimini inceleyeceğiz. ‘’1 aylık bebek günde kaç saat uyur?’’, ‘’1 aylık bebeğin sosyal gelişimi nasıl olmalıdır?’’ gibi soruların cevaplarını artık kolay bir şekilde öğrenebilirsiniz.

1 Aylık Bebek

  1. Doğduğunda görüş mesafesi çok dar olur. Bu mesafe yaklaşık olarak 6-13 cm arasındadır. Net göremez.
  2. Bebekler bu ayda duygularını belli etmek için sesler çıkarır. Anne karnında en çok duyduğu ses anne sesi olduğu için anne sesi ile rahatlar. Annesinin sesi bebeği sakinleştirir.
  3.  Bebekler bu ayda 4-5 defa kaka yapma eğilimindedir.
  4. Bebekler ilk ayında 17-20 saat uyuyabilir.


1 Aylık Bebeğin Bedensel Gelişimi


 Bebeklerin ilk ayda kilo alımı doğduktan 10-14 gün sonra başlar. Birinci ayın sonunda ise ortalama 4 cm uzamış olur. Kilo ile boy orantılı bir şekilde artar. Bu ayda bebekler ortalama 4.000 - 4.300 gram, ve 53-55 cm olurlar. Baş çevreleri ise 36.5-37.3 cm olur.

 1 Aylık Bebeğin Zihinsel Gelişimi


  Bebeğinizle sık sık konuşmanız dil gelişimi için oldukça önemli. Bebeğinize şarkılar söyleyebilir hatta masal okuyabilirsiniz. Bebeğinizin beyni hamileliğinizden itibaren hücre üretir. Üretilen hücreler bağlantılar kurmaya başlar ve becerilerin oluşmasına öncülük eder. Bebekler sizinle konuşamaz, iletişim kurmasının tek yolu ağlamaktır. Eğer ciddi sorunlar yoksa karnı acıkmış, canı sıkılmış, uykusu gelmiş, altını kirletmiş ya da terlemiş, üşümüş olabilir.

1 Aylık Bebeğin Sosyal Gelişimi


  Bebeğim henüz çok küçük, sosyal gelişimi nasıl olur diye sorabilirsiniz. Fakat birinci ayında en önemli ve tek sosyal faaliyeti sizi tanımaktır. Bebeğinizi beslediğinizde, ağladığında sarıldığınızda aranızda çok fazla bağ oluşuyor. Sevgi ve güven bağının ilk adımlarını atmak bu ayda başlar.

1 Aylık Bebeğin Uyku Düzeni


  1 aylık bebeğiniz gece ve gündüz farkını bilmez. Geceleri uyku düzeni parça parça, gündüzleri ise tam tersi düzende olabilir. Bu farkı siz anneler bebeklerinize öğretebilirsiniz. Bebek gelişimi için uyku düzeninin önemi büyük. Örneğin gündüzleri beslerken, bebeğinize şarkılar söyleyebilir, onunla konuşabilirsiniz. Gece olduğu zaman karanlık bir ortamda emzirip ve mümkün olduğunca sessiz kalabilirsiniz. 

1 Aylık Bebeği Emzirme Sıklığı


  Bebeklerin 2 saatte bir, 3 saatte bir beslenmesi gerekir diye bir kural yoktur. Sağlıklı bebek gelişimi için anneler beslenme programını kendi belirleyebilir. Her bebeğin iştah durumu farklıdır. Bu arada bebeğinizi ne kadar emzirirseniz o kadar çok sütünüz artar.  Eğer bebeğinizi emzirdikten sonra ağlıyorsa bu onun doymadığı anlamına gelmeyebilir. Büyük ihtimalle gazı vardır. Meme değiştirirken de biraz mola verip gazını çıkarmasında yardımcı olabilirsiniz.


HAMİLELİKTE ÇATLAK OLUŞUMU

   

        
     Önce annelik sonra da hamilelik bir insanın yaşayabileceği en eşsiz duygular. Her kadın hamilelik dönemini farklı geçirir. Kimi otuz kilo alır, kimisi de sadece on kilo ile hamileliği tamamlar. Kimi kadının vücut ölçüleri tamamen değişir, kimi ise bölgesel farklılıklar yaşar. Hamilelikten bir anneye hatıra kalan en derin iz ise çatlaklardır. Kurtulmanın çok zor olduğu hamilelik çatlakları ile savaşmak mümkün. Doğumdan sonra tedavi uygulamak yerine hamileyken önlemini almanız en mantıklısı. Ama çoktan doğum yaptıysanız da umudunuzu kesmeyin. Aloe Vera ve düzenli kese ile çatlaklarınızdan kurtulabilirsiniz.



 Hamilelikte Çatlak Oluşumu Ne Zaman Başlar?



  • Çatlakların başlama zamanı alınan kilo ve genetik yapıya göre değişiklik gösterir. Hamilelerin geneline bakacak olursak çatlak oluşumu, 6. ve 7. aylarda boy göstermeye başlar. Gebelik öncesi çok zayıf olup gebelik süresinde de çok kilo alan anne adaylarında daha çok çatlak oluşması normal. 
  • Anne adayı çatlak oluşumunda herhangi bir acı yaşamaz. Çatlaklar hafif bir kaşıntı ile oluşur.
  • En çok karın olmak üzere kalça, göğüs, bacaklar ve kollarda çatlak oluşumu gözlemlenebilir.
  • Karın ortasında oluşan çizgi çatlak değil. Doğumdan bir süre sonra kendiliğinden geçer. Maalesef çatlaklar geçmez.

Hamilelik Süresinde Çatlak Oluşumunu Engellemek İçin Yapılacaklar


  • Cildinizi nemli tutmaya özen gösterin. Hamileliğinizin altıncı ayına girdiğinizde günde iki kere vücudunuzu nemlendirin. Nemlendirme için doğal bir çözüm arıyorsanız kakao yağı, badem yağı ve kantaron yağı oldukça etkili olan doğal yağlardan. 
  • Sağlıklı beslenin. Hamilelik döneminde tükettiğiniz gıdalar bebek için büyük önem taşıyor. Anne için de sağlıklı beslenme ciltte esneklik sağlar ve bu da çatlak oluşumunu engelleyecek faktörler arasında yer alır.
  • Masaj vücutta esneklik sağlar. Kilo alabilecek bölgelere doğal yağlar ile uygulatacağınız masaj bölgesel esnekliği artıracağından çatlak oluşumunu önler. 
  • Hafif egzersizler yapın. Spor yapan hamilelerde çatlak oluşumunun çok daha az olduğu gözlemleniyor. Sporu abartmamaya özen gösterin. Ağır sporlar çatlak riskini arttırır. 
  • Deniz ve duştan sonra hemen nemlendirici krem sürün. Bu da çatlak oluşumunu en aza indirecek yöntemler arasında yer alır. 
  • Bol bol su için. Bebeğiniz ve vücut sağlığınız için günde 2.5 litre su içmeniz oldukça önemli. 

  Tüm bunların dışında doktorunuza da danışıp farklı önlemler alabilirsiniz.











37-40. HAFTA | HAFTA HAFTA HAMİLELİK




37. hafta hamilelik

  • Bu haftadan itibaren, artık doğum her an başlayabilir. Hazırlıklı olmanızda fayda var.
  • Ortalama olarak, bu hafta ile beraber 15 kilo almanız normal. Bu kilo, her hamile için farklılık göstermektedir.
  • Bu haftada, doktorunuz vajinal muayene yapabilir. Bu muayeneden sonra, hafif bir kanama olabilir. Bu kanama, doğum belirtisi değildir.
  • Bu kontrolde, rahim ağzına bakılır. Bebeğin, başı ve kalçasının nerede olduğu tespit edilir.
  • Sürekli, sıcaklık ve terleme hissi olabilir
  • Bu haftada, bebeğiniz ortalama boyu, 48 cm ve kilosu da 2 kg 800 gr dır.
  • Bebeğiniz, artık doğum pozisyonunu almış durumdadır.
  • Bağışıklık sistemi, güçlenmeye devam ediyor.
  • Bebeğinizin, sindirim sistemi artık çalışıyor.

38. hafta hamilelik

  • Artık bu haftada, hastane çantanızı hazırlayabilirsiniz.
  • Geceleri rahat uyuyamıyor olmanız, gayet normal.
  • Bebeğiniz, aşağı doğru indiği için, kaburgalarınızda rahatlık hissedebilirsiniz.
  • Ayaklarınızın ve ellerinizin şişmesi normal. Ama fazla şişlik durumunda, görme problemleriniz ve şiddetli baş ağrınız varsa mutlaka doktorunuza danışın.
  • Bebeğiniz şuan da ortalama, 50 cm boyunda ve kilosu da 2 kg 900 gramdır.
  • Bebeğinizi koruyan tüyler, neredeyse tamamen dökülmüş durumda.
  • Bu haftalarda bebeğiniz, sizin sesinizi duyabilir. Bebeğiniz ile konuşmayı ihmal etmeyin.

39. hafta hamilelik

  • Artık doğumunuza az kaldı. Bu aşamada, mümkün olduğunca dinlenin ve kendinize vakit ayırın.
  • Bacaklarınızda varisler varsa, bu haftada biraz daha belirginleşebilir.
  • Bebeğinizi nasıl emzireceğiniz konusunda bolca okuyun.
  • Sütünüzün çoğalması için, hangi besinleri tüketmeniz gerektiğini öğrenin. Anne Sütü Nasıl Artar yazımıza göz atın.
  • Bebeğinizin, bulunduğu yer daraldı ve çok fazla hareket edemiyor.
  • Bebeğiniz, doğarken tam olarak, 300 kemik ile doğar. Daha sonra bu kemikler birleşir ve bebeğiniz diğer insanlar  gibi 206 kemik ile hayatına devam eder.
  • Beyni ve vücudu hala gelişmekte ve doğumdan sonra da gelişmeye devam edecek.

40. hafta hamilelik

  • Artık, hamileliğinizin son haftasındasınız. Bazı doktorlar hamileliği, 42 haftaya kadar uzatabiliyorlar.
  • Hamileliğiniz boyunca ortalama olarak toplam, 15 kg almanız normal sayılır. Bu durum, her hamile için farklılık gösterir.
  • Bu aşamada, doktorunuz sizi muayene edecektir.
  • Rahim ağzını kontrol edip, ultrasondan bebeğinize bakar. Doğum, rahim ağzının 10 cm açıldıktan sonra gerçekleşmektedir.
  • Eğer ilk doğumunuz ise, rahim ağzının, 1 cm açılması yaklaşık 2 saat sürebilir.
  • Bebeğinizin tahmini ağırlığı bu hafta, 3 kg civarında ve boyu 50-55 santim.
  • Bebeğinizin plesentası, antikor üretmeye devam ediyor. Bu antikorlar, bebeğinizi hastalıklardan korumaya yardımcı olur.
  • Artık bebeğiniz, sizin sesinizi tanıyabiliyor.

Merve Yüzlü

SAĞLIKLI DİL GELİŞİMİ İÇİN ÖNERİLER




    Bebeğiniz, doğduğu andan itibaren, sizinle iletişim kurmak için çaba gösterir. Bebeğinizin dil gelişimi, doğumu ile beraber başlar. Bebeğiniz, istediği şeyleri çeşitli sesler çıkararak, göstermeye çalışır. Bebeğinizin, konuşmaya başlaması için, işitme duyusunun sağlıklı olması gerekir. Bu sebep ile bebeğinizin doğumundan itibaren, onunla sürekli konuşmalısınız. Kendisi ile az konuşulan bebeğin, dil gelişimi gecikir. Bebeğinizin tüm gelişim alanları birbirine bağlıdır. Doğumundan itibaren bebeğiniz ile sürekli iletişimde olursanız, başta dil gelişimi olmak üzere, zeka gelişimini de desteklemiş olursunuz.

       Bebeğinizin Dil Gelişimi İçin Öneriler


  • Sık sık bebeğiniz ile göz kontağı kurun.
  • Yaptığınız şeyler hakkında bebeğiniz ile konuşun.
  • Konuşurken gülümseyin.
  • Bebeğiniz ile konuşurken, ona ismi ile hitap edin.
  • Bebeklik döneminde, dikkat süreleri kısa olduğu için, hemen tepki vermiyor ise acele etmeyin, sabırlı olun.
  • Şarkı ve ninni söyleyin. Ritmik sesler bebeklerin her zaman ilgisini çeker.
  • Masal ve hikayeler okuyun.
  • Dil gelişimini destekleyen oyunlar oynayın.



   Bebeğiniz içi 0-3 yaş arası, dil gelişimi açısından çok önemli bir dönem. Bu sebep ile bu dönemi bebeğiniz için en iyi şekilde değerlendirin. 


Bebeğinizin Dil Gelişimini Etkileyen Faktörler


   Tüm bebeklerin, erken ya da geç konuşmasını etkileyen, bir çok sebep var. Bu etkenleri bilirseniz, sorunları daha kolay çözebilirsiniz.

  • Sosyal çevre

    Bebeğinizin dil gelişimi için sosyal çevre çok önemli. Bebeğin doğumundan itibaren onunla kurduğunuz bağ bu konuda çok etkili. Bakım evlerinde büyüyen bir bebek, daha geç konuşurken anne ile büyüyen bir bebeğin konuşma süreci çok daha kısadır. Annenin bebekle kurduğu bağ ve etkileşimi oldukça önemlidir.

  • Psikososyal Faktörler

    Bebeğiniz ya da çocuğunuz ile kurduğunuz bağ onun bütün gelişim alanlarını etkiler. Çok kızılan, korkutulan, konuşunca alay edilen çocuk konuşmayı tamamen reddedebilir. 

  • Gelişimsel Faktörler

    Bebeğin, erken doğumundan kaynaklı olarak gelişimsel konuşması gecikebilir. İkiz bebeklerin, arasındaki iletişim yoğun olduğu için çevreye karşı çok duyarlı olmazlar ve geç konuşurlar. Genel olarak, kızlar erkeklere göre daha erken konuşur. 

  • Genetik Faktörler

    Bebeğinizi, erken ya da geç konuşmasında en büyük etken, genetik faktördür. Annenin ya da babanın bebeklik döneminde geç konuşması, çocuğunun konuşmasını da etkiler.





Merve Yüzlü

Designed with by Way2themes | Distributed by Esin Akarsu